A+ -A 04.01.2016 - 15:56

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş Afşin'e Gelecek

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş Afşin'e Gelecek

Güncel

Eshab-ı Kehfi görmeleri için Mehmet Göçer davet etti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş kabul etti

Elbistanın Sesi'nde konu hakkında yayınlanan haberi aynen neşrediyoruz:
Yarım asrı aşkın süreden beri Elbistan'da gazetecilik yapan ve komşu ilçe Afşin'de yer alan Eshab-ı Kehf Mağarası ve Külliyesi hakkında da çeşitli araştırmalar yapan Gazeteci-Yazar Mehmet Göçer, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir Topbaş'ı Afşin'e davet ederek, Eshab-ı Kehf Külliyesi’ni görmesini istedi.
Kendi kaleme aldığı ‘Un Sandığı’ kitabını hediye eden ve bu vesile ile mektup gönderen Mehmet Göçer, Kadir Topbaş'ın gönderdiği cevap yazısında, Afşin'i görmek istediği yönündeki cümlelerinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. 
Gazeteci Mehmet Göçer'in bu konuda kaleme aldığı yazı ve gelen cevap yazısı şu şekilde:            
 “Sayın Kadir Topbaş; Davete icabet, iki cihan serdarı ve Serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in sünnetlerindendir. Yani biz ümmetlerine bıraktığı kurallardan biridir. Biz de o kurallar gereği, Siz Muhterem Başkanımızı, ESHABÜ'L-KEHF'i görmeniz için, komşu ve kardeş ilçe Afşin'e teşriflerinizi davet etmiştik yüksek malûmunuz olduğu üzere. Sadede gelirsek; “Kalbinde hardal danesi kadar kibir olan Cennet’e giremez” diye Hadis var. 
Siz Sayın Kadir TOPBAŞ Beyefendi de bu derece kibirden uzak olmasaydı; Anadolu'nun kuytu bir köşesinde 58 yıldan beri gazete yayınlayan 84'lük bir ihtiyarın sesine ses verir miydiniz? Ayrıca,  Kur'an-ı Kerim'in KEHF SÛRESİ'nde (1) 309 yıl uyudukları bahsi geçen, “YEDİ UYURLAR MAĞARASI”nı görme davetimize icabet eder miydiniz? 
Dahası, öyle engin gönüllü ve kibirden uzak olmasaydınız, Cenabı Allah, Siz muhtereme; mektubumda da değindiğim gibi yurdumuzun kalbi, dünyanın incisi İstanbul gibi bir Şehire Belediye Başkanlığını nasip eder miydi? 
Sayın Başkanım, şahsıma yazdığınız, 03 Kasım 2015 tarihli mektubunuzda, Osmanlı padişahlarının tuğralarına benzeyen imzanızı görünce son derece duygulandım, memnun ve mütehassıs oldum. “AFŞİN'i görmeyi biz de isteriz” ifadenizi müjde kabul ediyoruz. Büyük insanların bu kadarcık sözü noter senedi sayılır bizde.  Yeri gelmişken kısa bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim affınıza sığınarak; 120 kişilik heyetimizle şeker fabrikasını isterken Sayın Demirel'e; “Bu sözünüz demirin kertiği mi? deyince, anlamadı, danışmanına döndü, bu, ne diyor demek istedi; sözünüz sağlam mı?” diyor deyince, kahkaha ile güldü rahmetlik; “Evet sözüm demirin kertiği” deyince tüm salondakiler ile birlikte gülüşmüşlerdi. O misal, sözünüzü demirin kertiği kabul ediyoruz. Bundan dönüş gönül kırgınlığına yol açar (Kî, bir Müslüman'ın gönlünü kırmak Kâbeyi yıkmak kadar günah, yapmak ise sevap” buyurmaktadır, nesli Peygamberimize dayanan Darende'de metfun Somuncu Baba'nın 14. Göbek torunu merhum HULÛSÎ Efendi Hz. insanlığa nasihat şiirinde ve bazı sohbetlerinde de buyurmuşlardır. Şüphe yok kî inşallah ve de Allah izin verirse, Zat-ı âlilerinin de tensip buyurduğu takdirde, bağışlanacağımızı da umarak 2016'nın Mayıs sonu ya da Haziran ayı içinde teşriflerinizi arz ve istirham ediyoruz. Neden mi O tarih dediniz? Arz edeyim:  
Takriben 1850 yıl önceleri, Takyanos'un 1000 (bin) adet boğasının otlatıldığı için adını oradan aldığı söylenen BİNBOĞA Dağı'nın, Allah dostları YEDİ UYURLAR'ın teneffüs ettiği bin bir türlü çiçeklerin o güzel kokularını zatınızın da teneffüs etmesi gönlümüzden geçmesine ilaveten, döneminde Dadaloğlu'nun da at oynattığı koyda, yedeğinde oğul balı - kaymak olmak üzere mütevazi kuracağımız sofrada, ya da; Peygamberimizin “Ceyhan nehri de Cennet ırmaklarından biridir” Hadis buyruğuna mazhar olan Ceyhan Nehrinin membaında kuracağımız sofrada zatıâlinizi ağırlamak biz Afşin-Elbistanlılar için unutulmaz anı olacaktır. Zira, Afşin-Elbistan ikiz bir kardeş gibidir bendenizin nazarında. “Nasıl mı?” Daha önce Elbistan'ın nahiyesi idi Afşin. Arı'nın oğul vermesi misali ayrılarak müstakil ilçe oldu 1944 yılında. Bu itibarla ayrı ilçe, bir bütünüz derken, bağışlanacağımı ve de memnun kalacağınızı umarak bir konu hatırlatmak istiyorum şöyle ki: Hatırlanacağını sanıyorum, Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan iken sekiz (8) Bakanı ile birlikte Darende'yi teşriflerinde, Şeyh Hamid-i Veli namı diğeri Somuncu Baba'nın 14. Göbek torunu Hulûsî Efendi ve ahfadının türbelerini ziyaret etmişler, postunu teslim ettiği Hamidettin ATEŞ Efendinin misafiri olmuş, külliyesini cennet köşesine benzeterek hayranlığını gizleyememişler, Bakanlar kurulunu sanki Darende'de yaparcasına üç buçuk (3.5) saat kalmışlar, tatlı sohbet etmişlerdi. Bu ziyaret sırasında, bir nevi ev sahipliğini yapan o günün Malatya Valisi Sayın Vasip ŞAHİN, ağırlamanın bütün inceliklerini sergilemelerinden ve; “Malatyalılara sunduğu örnek hizmetleri de öğrenmesiyle memnun kalmalarından olabilir” diyenler oldu, bu değerli şahsiyeti bilindiği gibi İstanbul Valiliğine tayin ettiler. Yeri gelmişken, İstanbul'un yükünü çekmekte zorlanmadıkları gözlenen Sayın Vasip Şahin'i de tebrik edip başarılar dileğimizi sunmadan geçemeyiz elbette. Bir espri, böyle olunca, Malatya ile İstanbul'u bendeleri kardeş şehir ilan ediyorum. Önce böyle bir uygulama yapılmamışsa tabiî.                       
Demek istiyorum ki; Darende Elbistan'a 55, Afşin'e 85 km mesafededir. Bir taş ile iki kuş misâli; bir teşrifinizle iki kutsal mekân ve makam ziyaret edilmiş olunacaktır. Biraz zamanınızı aldım, affınıza sığınıyorum. Yüksek malûmunuz; Allah affedenleri sever.  
Dr. Sayın Kadir TOPBAŞ Beyefendi: Yüksek malûmunuz, Kahramanmaraş Büyük Şehir olmasıyla ayrı bir bütün olduk. Zatınız başlar tacı ve sıra dışı, ayrıca; Ankara, Antalya, İzmir, Konya, Adana gibi birkaç il'i de sıra dışı sayalım, diğer büyük Şehir iller içinde Kahramanmaraş Belediye Başkanı Sayın Fatih Mehmet ERKOÇ'un, sunduğu hizmetler yönünden 1.gelmesi göğsümüzü kabartmadı değil. Meslektaşınız olarak o müjdeyi de verebilirim. Umarım, siz de memnun olursunuz.     Bilindiği gibi, esas protokolümüzün başta geleni Valimiz Sayın Mustafa Hâkan GÜVENÇER. İlçeleri ve mahalleleri gezmekten pek zamanı olmaz ama, O güne inşallah zaman ayırır, Afşin ve Elbistan kaymakamlarıyla birlikte sofrada hazır bulunacaklarını sanıyorum. Bu vesileyle, Afşin ve Elbistan'dan kucak dolusu selam ve sevgi gönderirken, Allah'a emanet ediyor, ömür boyu mutluluk dileklerimizi sunuyoruz, sunuyorum. 18 Kasım 2015    (1-) Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'e, Papazlar, Hahamlar gelir; “Sen Peygamberim diyorsun; Öyle ise; A- YEDİ UYURLAR olayı nedir? B- Ruh nedir? C- Zülkarneyn olayı nedir?  D- Öldükten yüz (100) yıl sonra dirildiği söylenen Yûşa Peygamber veya Veli olayı nedir? bize bilgi ver. “ derler. Peygamberimiz; “Yarın, ya da iki-üç gün sonra vahiy gelir. Size bilgi veririm” buyurur. Ne var ki 17 veya 18 gün vahiy gelmez. Müşrikler dedi kodu ya başlar; “Bak, hakiki Peygamber olsaydı bize bilgi verirdi” demeye başladıkları an Cebrail gelir; “Ya Cebrail bu ne hal? Niçin böyle geciktin? Sorusuna: “O gün inşallah demediğin için Allah gücendi” cevabını verir. (Kehf Sûresi Âyet 23'den başlar. Diğeri, İsra Sûresi Âyet 85. Bir not; Sayın Başkanım, bu konuda kısa bir anım: “İNŞALLAH” ifadesinin durum, önem ve seyrini son seçimden çok önce M. V.'miz Sayın Mahir ÜNAL'a arz edip hatırlatınca, Sağ olsunlar: ”Haklısınız” dedi. “Bakanlar kurulunda, tabandan gelen bu mesajı söyleyeceğim”  demiş, bendeleri de memnun olmuştum.  Daha sonra bir de makale yazmıştım. Şimdi, yeri gelince Maşallah, yeri gelince inşallah, Hattâ 'Allah izin verirse' dediklerine de rastladıkça seviniyoruz. Neden mi? “Tüm yurdumuz, ekonomik kalkınma şahlanışına eşit-ek olarak, "Allah'a şükür maneviyatçı idarecilere de kavuştuk, sayılarını da artır Yarabbî” diye dua ediyoruz.” 
Siz Sayın okurlarımın, Kadir TOPBAŞ'a yazdığım mektubu merak ettiğiniz için paylaşmayı uygun buldum. Kalın sağlıcakla. İlk davet mektubum:             
Sayın Dr. Kadir TOPBAŞ-Büyükşehir Belediye Başkanı-İstanbul Eshabü'l Kehf'in Afşin'de olduğuna dair, Kur'an-ı Kerim'in Kehf Sûresinde;“Güneş doğar doğmaz o mağaraya vururdu,  ya Muhammed” Âyet buyruğu çerçevesinde, bunun böyle olup olmadığı  başvurum üzerine Afşin Sulh Hukuk Mahkemesinin işlemi gereği, Gazi Üniversitesi'nden bir fizik prof., Ankara Üniversitesi'nden de 2 astronomi uzmanının bilirkişiliği, Afşinli 17 avukatın da dahili dâva katılımıyla, güneşin doğacağı anda keşif yapıldı, Avukatım Hacı Bayram Veli ARIKAN'ın organizesiyle. Bu durumların seyrini; üç adet ekte sunduğum 6. cilt Un Sandığı kitabımın 129-141 sayfalarında yer alan; bizce-bölgemizce, hattâ yurdumuzca ve hattâ dünyaca oldukça önem taşıyan bu konuda aydınlanmanız için, zâtiâlinizin zamanı müsait olmadığı takdirde, uzmanlarınızca tetkik edilmesinin ardından, minietürk  Afşin'in maketinin de konulmasına emir ve talimatlarınızı arz ederken, kural-mevzuat gereği verilecek cevabı yazının tarafıma bildirilmesini dilerim.
Seçildiğinizden beri İstanbul'a bir İstanbul daha ekleyen ve dünyanın cazibe şehri durumuna getiren siz Sayın Başkanım, Biz Tarsus'a karşı değiliz. Onlar da O manevî his ve duygu ile oradaki mağaraya , güneş öğleden sonra  değse de.. Mühim olan Cenabı ALLAH'ın, O ALLAH dostlarının ruhunu almadan 309 yıl uyku vermesindeki sırrı ilâhinin şuurumuzda yer edip o haz ve duygu ile bütünleşmemizdir önemli olan.
Sayın Başkanım, Lütfen ve lütfen, kitabımda, şahsınıza hitaben yazdığım yazıda da arz ettiğim gibi, Tarsus'u görmüşseniz, bir kere de Afşin'deki Eshabü'l Kehf'i görmenizi Allah rızası için arz ve istirham ediyorum. Misafir Ağırlama uzmanı Afşin Belediye Başkanı Sayın Mehmet Fatih GÜVEN'in, dolayısıyla tüm Afşinli kardeşlerimizin misafir karşılayıp-misafir uğurlayışlarını görecek, bu yeri görmekte geç kaldığınızı anlamış gibi olacaksınız. Durumu yüksek görüş ve takdirinize saygı ile arz ederim.    

1306 Okuma

YORUM EKLE Haber Yorumları ( 0 Adet)

Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Güncel - Diğer Haberler